43,9925$% 0.07
51,1394€% -0.01
58,7675£% -0.07
7.301,30%1,36
5.174,09%1,53
฿%
Ξ%
$%
02:00
17 Ocak 2026 Cumartesi
Haberin Devamı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca “futbolda bahis” iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir gelişme yaşandı.
Soruşturmada tutuklanan Özkaya’nın dosyası ayrılarak, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçlar Soruşturması Bürosu’na gönderildi.
Bu kapsamda, Özkaya’nın sahibi olduğu Eyüpspor ile 8 şirketine TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verildi.
Söz konusu 8 şirketin isimleri şöyle:
“Metal Filo Hizmetleri Otomotiv AŞ, Metal Auto Motorlu Araçlar AŞ, Bi Poliçe Sigorta Acenteliği LTD ŞTİ, BM Grup Ticaret Gıda Otomotiv İnşaat LTD ŞTİ, Easy Drive Filo AŞ, Metal Oto Ticaret AŞ, Metal Mimarlık AŞ, Metal Havacılık AŞ”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen Uyuşturucu soruşturması kapsamında; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyonlar düzenlendi.
ÜMİT KARAN TUTUKLANDI
Operasyonlarda, ‘Uyuşturucu ticareti’, ‘Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak’ ile ‘fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak, fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek’ suçları kapsamında, eski futbolcu Ümit Karan’ın da aralarında bulunduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından saç ve kan örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Savcılıktaki işlemlerinin ardından ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddeyi Ruhsatsız Olarak Satmak, Satışa Arz Etmek, Vermek, Sevk Etmek, Nakletmek, Depolamak, Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak’ suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Ümit Karan, Timuçin Ünal, Gökmen Gürdeğir, Orhan Aydın, Emircan Şahin, Emre Yalçın, Gökhan Gümüş, Nuray İstek, Deniz Berk Cengiz, Murat Sönmez, Hakan Tunçbilek, Ahmet Şaşmaz ve Melis Sabah tutuklandı. Adliyede rahatsızlanarak hastaneye sevk edilen Nazlıcan Taşkın’ın ise taburcu edilmesinin ardından sorgusuna devam edileceği öğrenildi.
Yalova’da emniyet ekiplerince, terör örgütü DEAŞ’a yönelik merkeze bağlı Elmalık köyü yolundaki bir eve operasyon düzenlendi. Operasyonda kahraman polislerimiz ile DEAŞ’lı teröristler arasında çatışma çıktı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya operasyonun detaylarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakan Yerlikaya, 8 saat süren operasyonla ilgili “İsmetpaşa mahallesi’nde bulunan bir adrese yönelik operasyonda polislerimize ateş açılmıştır. Maalesef 3 kahraman polisimiz şehit olmuştur. 8 polisimiz ve 1 bekçimiz ise yaralanmıştır” ifadelerini kullandı.
Teröristlerin bulunduğu evde kadınlar ve çocukların olması nedeniyle operasyon büyük bir hassasiyetle yürütüldü. Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edildi. Çıkan çatışmada 6 terörist ölü olarak ele geçirildi.
Yerlikaya açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İnancımızı istismar ederek şiddeti meşrulaştırmaya çalışan, milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan terör yapılanmalarına karşı mücadelemiz, dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla sürmektedir. Bu kapsamda; son bir ay içerisinde, DEAŞ Terör Örgütüne yönelik yürütülen operasyonlarda 138 şüpheli tutuklanmış, 97 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulanmıştır. Bu kararlılığın bir devamı olarak; bu sabah, 15 ilimizde, 108 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.
Bu operasyonlardan birisi de 02.00’de Yalova’da gerçekleşmiştir. İsmetpaşa Mahallesi’nde düzenlenen operasyonda kahraman polislerimize ateş açılmıştır. Maalesef bu operasyonda 3 kahraman polisimiz şehit olmuştur, 8 polisimiz ve 1 bekçimiz yaralanmıştır. Teröristlerin bulunduğu evde kadın ve çocukların bulunması nedeniyle operasyon hassasiyetle yürütülmüştür. Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edilmiştir. 6 terörist öldürülmüştür. Bu teröristler Türk vatandaşıdır. Operasyon saat 09.40’ta tamamlanmıştır.
Bu topraklarda huzur ve güvenliğimizi hedef alanlar, karşılarında daima cesareti ve fedakârlığıyla destan yazan güvenlik güçlerimizi bulmaktadır. Şehitlerimiz, aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koymuşlardır. Onlar, görevini yaparken şehadete yürüyen kahramanlarımızdır. Şehit polislerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları âli olsun. Tedavileri devam eden yaralı polislerimize ve bekçimize acil şifalar diliyorum.”
Operasyonda teröristlerin ateş açtığı çatışmada Yalova İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli Yasin Koçyiğit, Turgut Külüş ve İlker Pehlivan isimli polis memurları şehit oldu. Yaralanan polis memurları Zekeriya Kınalı, Eren Çelik, Eren Işık Cihan Kadıoğlu, Yusuf Irak ve Akşemsettin Temel Yalova Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak isimli teröristlerin de aralarında bulunduğu 6 terörist etkisiz hale getirildi.
Olay yerine Yalova İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri ve Yalova İl Jandarma Komutanlığından 1 Komando Timi, 2 Kobra ve 1 Shorland zırhlı araç sevk edildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Cumhuriyet savcısı görevlendirildiğini açıkladı. 5 şüphelinin gözaltında olduğunu duyuran Tunç, “Soruşturma çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir.” dedi.
Operasyona ilişkin açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütü DEAŞ’a yönelik bu sabah Yalova’da gerçekleştirilen operasyonda şehit olan kahraman emniyet mensuplarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailelerine sabır; Emniyet Teşkilatımıza, ülkemize ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralanan polislerimize Rabb’imden acil şifalar temenni ediyorum. Milletimizin huzuruna ve devletimizin güvenliğine kasteden eli kanlı canilerle mücadelemizi sınırlarımız içinde ve ötesinde kararlı, çok boyutlu ve tavizsiz bir şekilde devam ettireceğiz. Rabb’im şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin” ifadelerini kullandı.
Yalova’da meydana gelen terör saldırısına ilişkin çeşitli sosyal medya hesaplarından yapılan ve dezenformasyon içeren gerçeğe aykırı paylaşımlar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatıldı. Başsavcılık, söz konusu paylaşımların “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçu kapsamında değerlendirildiğini belirterek, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü duyurdu.
Abdullah Karlıdağ Haberler.com – Güncel
Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davası devam ediyor. Katil zanlısına yardım eden, görevinden uzaklaştırılan tutuklu polis C. A.’nın savunması sürerken yaşanan gerginlik nedeniyle duruşmaya ara verildi.
Küçükçekmece’de 11 Temmuz tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç ve onun işlediği suça iştirak ettiği belirlenen 9 sanık hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmaya, Cemil Koç’un da bulunduğu 9 tutuklu sanık ile müştekiler ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz, sivil toplum kuruluşu üyesi ile izleyici katıldı.
Duruşmada katil zanlısına yardım eden, görevinden uzaklaştırılan tutuklu polis C.A. savunma yaptı. C.A., savunmasında, “Evliyim, 3 çocuğum var, markette çalışıyorum. Ayşe Tokyaz ve Cemil Koç, beraber İstanbul’da benim yanıma geldiler. Bana, nişanlandıklarını söylediler. Ben Cemil’in ailesini yakından tanırım. Çoğu işinde de yardımcı olurum. Arabası bozulduğunda ben tamir etmiştim. Biz en son 8 Temmuz’da görüştük, yüzlerinde hiçbir darp izi yoktu. O gün de bir araba tamir işi vardı. Biz hep beraber arabanın tamirine oradan da, Cemil’in evine gittik. Cemil benden bir telefon bulmamı istedi. Ben gidip bir telefon buldum ve Cemil’e götürdüm. Cemil benden Esra’yı yanından alıp, yurda bırakmamı istedi. Ben de Esra’yı alıp, yurda bırakacaktım, yolda Cemil beni aradı, ‘Esra’yı geri getir, ben Ayşe’yi yurda bırakırım’ dedi. Esra’da bana, ‘yurda gidelim, eşyalarımı alayım’ dedi. Biz yurda gittik ve eşyaları aldık” ifadelerini kullandı.
Savunmasına devam eden sanık, “Esra benden, onu Cemil’in evine götürmemi istedi. Biz de eve giderken, Cemil tekrar aradı, bu sefer bize, ‘Benim Kocaeli’nde işim çıktı, ben Esra’nın eşyalarını yurdun önünden alırım’ dedi. Esra eve gidip Ayşe’yi almak istedi. Eve gittik Cemil evdeydi, kapının önünde Ayşe’nin ayakkabılar vardı. Esra, ‘kardeşim nerede?’ Deyince, Cemil ‘burada yok’ dedi. Esra, geri yurda dönmek istedi. Esra yolda giderken bana, Cemil ile Ayşe’nin beraber olmasını istemediğini söyledi. Biz yurda vardık, görevliye sorduk, bize Ayşe’nin yurda gelmediğini söylediler. Biz Cemil’in evine geri gittik, evde temizlikçiler vardı, Cemil evde yoktu. Ayşe’ye de ulaşamadık. Bunun üzerine Esra, polise giderek şikayetçi oldu. Bir gün sonra polisler beni aradı ve karakola gittim. Ben bu cinayeti polislerden öğrendim, benim bu olayla ilgim yoktur. Ben, Esra ve Ayşe’ye abilik yaptım başka amacım yoktu. Cemil ile Ayşe bir kere küsmüştü, o dönem Cemil Eskişehir’de yaşıyordu. Ben de Ayşe’yi, Cemil’in bilgisi ve Ayşe’nin isteğiyle Eskişehir’e götürdüm. Olaydan 5 ay önce Cemil Koç ve Ayşe Tokyaz ev dizdi. Evin duvarları kırmızıya boyandı, tüm eşyaları Ayşe Tokyaz seçti” şeklinde konuştu.
Müşteki Esra Tokyaz, sanık C.A.’ya, “Ben C.A.’ya, zanlının ne iş yaptığını, polis olup olmadığını sordum. Cemil, Ayşe ile tartışıp şiddet gördüğünde C.A.’dan yardım istedim. C.A. bana, “Eşler arasında böyle şeyler olur, şiddet olayları normaldir” dedi.
Bunun üzerine sanık C.A, “Ben öyle bir şey söylemedim” dedi.
Müşteki Tokyaz, “Cemil’in evine girerken, C.A.’da oradaydı. Cemil benim eve girmemi istemedi. Engel oldu. Sonrasında, Cemil benim eve girmemi istedi ve C.A.’yı azarladı ve ona ‘sen aşağıya in’ dedi. C.A. aşağıya indi. Ben yukarıda kaldım. Madem beni bu kadar düşünüyordu, abimizdi, beni neden orada bırakmak istedi” dedi. Sanık C.A. ise, “Cemil bana bağırınca zoruma gitti, oradan gitmek istedim” şeklinde cevapladı.
Esra Tokyaz
Duruşmada, sanık avukatları, Tokyaz’ın sanıklara yönelik sorularına tepki gösterdi, itirazda bulundu. Taraflar arasında tartışma yaşanırken, mahkeme başkanı avukatlara uyarıda bulundu.
Duruşmada çapraz sorgu sürerken, Mahkeme Başkanı sanığa, “Cemil’i 5-6 yıldır tanıyorum dedin, peki Cemil’in daha önceden tutuklandığına ilişkin bilgin var mıydı?” diye sordu. Sanık C.A. da “Hayır bilgim yok” şeklinde cevapladı.
Duruşmada sürekli güldüğü görülen Cemil Koç’a tepki gösteren Esra Tokyaz masaya çıktı ve sinir krizi geçirdi. Bunun üzerine duruşmada Cemil Koç’un yeri değiştirildi. Bunun üzerine heyet, duruşmaya 10 dakika ara verdi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3-sayfa
Yargıtay, Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran hakkında verilen kararları Yargıtay incelemesinden geçirdi. Yüksek Mahkeme, üç sanık yönünden yerel mahkemenin hükmettiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onadı.
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni 8 Eylül 2024’te bulunmuş, yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Dava sürecinde tutuklu yargılanan anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran, 28 Aralık 2024 tarihinde görülen duruşmada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargıtay’ın kararıyla birlikte, anne, amca ve ağabey hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hükümleri onanmış oldu.
Yargılama sonucunda Nevzat Bahtiyar ise “suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. İtirafçı olan Nevzat Bahtiyar ise öldürmeye yardım etmek suçundan yeniden yargılanacak.
Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde 8 Eylül’de dere yatağında gizlenmiş halde bedeni bulunan Narin Güran’ın ölümüne ilişkin 4 kişi hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile güvenlik kameralarından Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla götürdüğü tespit edilen ve gözaltına alındıktan sonra Narin’i öldürmediğini ileri sürerek sadece dereye taşıyarak gizlediğini savunan komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
28 Aralık 2024’te Salim Güran, Enes Güran ve Yüksel Güran’a bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Kaynak: Haberler.com / Güncel